11 Ekim 2014 Cumartesi

ve geri döndüm

nasıl anlatsam,nerden başlasam bilemiyorum.hislerimi ve düşüncelerimi yazmaktan daha net ifade eden bişey yoktu,ben de yazdım.insanlar genelde buhran anında yazarlar.ummadığı bir şey olur,hayal kırıklıkları olur,kendini artık taşıyamaz ve yazar.benim için bu böyle değil.ben her an acıkınca,susayınca,mutlu olunca,üzgün olunca yani kısacası tüm ruh hallerimde yazabiliyorum.insanlara hep sorulur ya hani,öfkelendiğinizde sinirlendiğinizde naparsınız diye.hah işte ben yazarım.yazarak rahatlarım,yazarak sakinleşirim.başka bir yol da düşünmedim hiç.neyse;konumuz bu değil.sadece yaşadığım son 2-3 ayı kendimce anlatmak istedim.şu an ne kadar güçlü olsam da zor zamanlar geçirdim.tutunduğun bir daldan kopmak kolay değil.hem de öyle bir kopuyorsun ki;sanki daha önce hiç o dala tutunmamış gibi,tek bir zerresi bile sende kalmayacak şekilde kopuyorsun.o dal seni fazlasıyla yıpratmıştır çünkü.kendinin yıpranmasına alışırsın da;senin yıprandığını görüp sevdiklerinin de senle beraber yıpranmasına alışamazsın.sen ağlarken seninle beraber oturup ağlayan bir annen varsa onu daha fazla üzmemek için bazı şeyleri göze alman gerekir.aldım,pişman değilim,yine olsa yine yaparım.insanları kendimden fazla düşünüyorum ve buna engel olamıyorum maalesef,bu karakterim olmuş artık benim.hele ki hayatımda bir insan varsa;onun için yapabileceğim ne varsa yaparım fakat bu yine de yetmez bana.sanki hep daha iyisini hakediyormuş gibi bir his olur içimde.bulunmayan hint kumaşıdır o benim için.onun gibisi dünyaya gelmemiştir,o dünyadaki en iyi insandır.işte öyle bir an geliyor ki;bunların hepsinden vazgeçiyorsun.yaptığın fedakarlıkları,verdiğin emekleri ve onunla ilgili tüm hayallerini çöpe atıyorsun.özellikle 8.ay benim için çok zor geçti.o güvendiğim dal yoktu,üstelik o dal benim en büyük hayal kırıklığımdı.herşeyimi rahat rahat anlatabildiğim 2 insan vardı,onlar da yurt dışındalardı.yani fazlasıyla yalnızdım.kendi çabalarımla ayakta kalmak zorundaydım.okuduğum bölüm gereği (psikolojik danışmanlık ve rehberlik) kendi kendimi tedavi etmem kolay oluyor.geçirdiğim o rezil 3 ayı da geride bırakıp tam anlamıyla 9.ayda toparlandım diyebilirim.çünkü yüzlerini eğmemem gereken bir ailem,beni çok seviyor gibi görünseler de arkamdan demediklerini bırakmayan,onlara karşı güçlü görünmem gereken sahte arkadaşlarım ve yanlarında gülüp eğlendiğim her daim de yanımda olan dostlarım vardı.her neyse;neticede ruh halim an itibariyle yerinde.o kadar yerinde ki;o bir zamanlar tutunduğum dal için hazırladığım defterin sürekli gözümün önünde olması bile rahatsız etmiyor beni.hep gözümün önünde olsun istiyorum,yaşadıklarımı unutmamak ve aynı şeyleri tekrar yaşamamak için.kısacası;artık fazlasıyla bahtiyarım.
dipnot:normalde her yere yazsam da buraya pek yazmıyorum.yazarım ara ara :)